Atlı dayanıklılık sporunda herkesin bildiği FEI Dünya Şampiyonaları vardır; ancak gerçek endurance kültürünün kalbinde yer alan iki yarış bulunur.
Atlı dayanıklılık sporunda herkesin bildiği FEI Dünya Şampiyonaları vardır; ancak gerçek endurance kültürünün kalbinde yer alan iki yarış bulunur. Bunlar birçok binici tarafından “kazanılması gereken yarışlar” değil, “bitirilmesi gereken yolculuklar” olarak görülür.
1. Mongol Derby
Dünyanın en uzun ve en zorlu atlı dayanıklılık yarışı olarak kabul edilir.
- Mesafe: Yaklaşık 1.000 km
- Yer: Mongolia bozkırları
- Zaman: Her yıl Temmuz-Ağustos aylarında
- İlham kaynağı: Genghis Khan‘ın posta ve haberleşme sistemi
Yarışın en ilginç özelliği, binicinin kendi atıyla yarışmamasıdır. Yarış boyunca yaklaşık 40 km aralıklarla at değiştirilir ve yüzlerce yarı vahşi Moğol atı kullanılır. Biniciler GPS ile yön bulur, çadırlarda konaklar ve çoğu zaman tamamen yalnız ilerler.
Bu yarışta esas mücadele rakiplere karşı değil;
- hava şartlarına,
- yorgunluğa,
- yön bulmaya,
- at yönetimine,
- ve kendi psikolojinize karşıdır.
Birçok yıl yarışmacıların yarısından fazlası finişe ulaşamaz. Başarı ölçütü çoğu zaman derece değil, finiş çizgisini görebilmektir.
Mongol Derby’nin ruhu şudur: “Önce atın sağlığı, sonra binicinin azmi, en son sonuç.” Bu nedenle dünyanın en iyi endurance binicileri bile burada kesin favori olarak görülmez.
2. Tevis Cup
Amerikan endurance kültürünün kutsal yarışı olarak kabul edilir.
- Mesafe: 100 mil (160 km)
- Yer: California, ABD
- İlk yarış: 1955
- Süre limiti: 24 saat
- Parkur: Sierra Nevada dağları üzerinden Auburn‘a kadar uzanır.
Tevis, modern endurance sporunun doğduğu yarış olarak kabul edilir. Birçok kişi tarafından “dünyanın en zor 160 km’si” olarak tanımlanır. Parkurda yaklaşık 5.000 metre tırmanış ve çok daha fazla iniş bulunur; sabah soğuk dağ geçitleri, öğleden sonra ise 40°C’yi aşan kanyon sıcaklıkları görülebilir.
En önemli kural: At finişe ulaşsa bile veteriner kontrolünden geçemezse yarış tamamlanmış sayılmaz. Bu nedenle Tevis’te “ilk gelen” kadar “atını en iyi durumda getiren” de ödüllendirilir. Ünlü Haggin Cup ödülü bunun için verilir.
Quarter Horse ve Arap Atları Neden Başarılı?
Tevis sonuçlarına bakıldığında yıllardır en baskın ırkların başında Arap atları gelir. Bunun yanında Quarter-Arabian kırmaları (Quarab), bazı Quarter Horse’lar ve dayanıklılık için özel yetiştirilmiş melezler de başarılı olmuştur.
Arap atlarının avantajları:
- Düşük nabızla çalışma
- Hızlı toparlanma
- Isıya dayanıklılık
- Uzun mesafede metabolik verimlilik
Quarter Horse’ların avantajları:
- Güçlü kas yapısı
- Teknik arazide denge
- Yokuş iniş-çıkışlarda kuvvet
- Sağlam ayak yapısı
Bu nedenle özellikle Tevis gibi dağlık parkurlarda Quarter-Arabian melezleri oldukça başarılı olabilmektedir.
Bu Yarışları Özel Yapan Şey
FEI yarışlarında insanlar çoğunlukla dereceyi konuşur.
Mongol Derby ve Tevis Cup’ta ise biniciler birbirlerine ilk şu soruyu sorarlar:
“Bitirebildin mi?”
Çünkü bu yarışlarda finiş çizgisine ulaşmak bile olağanüstü bir başarıdır. Tevis’in tamamlanma oranı tarih boyunca yaklaşık %50 civarında seyretmiştir; yani başlayan her iki biniciden biri yarışı tamamlayamaz. Bu nedenle endurance camiasında sıkça duyulan söz şudur:
“To finish is to win.”
“Bitirmek, kazanmaktır.”
Bence Atlı dayanıklılık kültürünü en iyi anlatan iki yarış da bunlardır. Dünya Şampiyonluğu büyük bir sportif başarıdır; ancak bir binicinin özgeçmişinde Mongol Derby finişeri veya Tevis Buckle sahibi yazıyorsa, endurance camiasında bunun ayrı bir saygınlığı vardır.

At Bilimleri Dergisi İmtiyaz Sahibi.


YORUMLAR