“Beni bahtiyar ettiniz. Hepinizin gözlerinden öperim.”
2 Mayıs 1938 günü, Roma’da düzenlenen 13. Uluslararası Engel Atlama Yarışmaları, Türk binicilik tarihinin en parlak sayfalarından birine sahne oldu. Yarışmanın en prestijli kategorisi olan “Mussolini Uluslar Altın Kupası”, o dönemde yalnızca bir spor organizasyonu değil; aynı zamanda ülkelerin prestij mücadelesi, disiplin ve askeri gücünün bir yansıması olarak görülüyordu.
Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün vizyonu doğrultusunda yetiştirilen Türk süvarileri, kısa sürede uluslararası arenada boy göstermeye başlamıştı. Modern binicilik anlayışıyla eğitilen bu ekip, disiplinli çalışmaları ve milli ruhlarıyla dikkat çekiyordu.
Türk Takımı ve Kadrosu
Türk Milli Binicilik Takımı şu isimlerden oluşuyordu:
- Yüzbaşı Cevat Kula
- Yüzbaşı Cevat Gürkan
- Yüzbaşı Eyüp Öncü
- Üsteğmen Saim Polatkan
Takımın başında ise ekip şefi olarak Albay Cevdet Bilgişin bulunuyordu.
Zaferin Kahramanı Atlar
Bu büyük başarıda süvariler kadar onların yol arkadaşları olan atlar da önemli rol oynadı:
- Cevat Kula – Güçlü
- Saim Polatkan – Çakal
- Eyüp Öncü – Ünal
- Cevat Gürkan – Yıldız
Bu atlar, çeviklikleri, dayanıklılıkları ve binicileriyle kurdukları uyum sayesinde yarışmanın kaderini belirledi.
Zorlu Rakipler ve Beklenmeyen Zafer
Yarışmaya dönemin binicilikte söz sahibi ülkeleri katılmıştı:
- Almanya
- İtalya
- İrlanda
- Romanya
Türk ekibine başlangıçta pek şans tanınmıyordu. Ancak Türk süvarileri, parkuru neredeyse hatasız tamamlayarak teknik beceri, hız ve soğukkanlılık açısından rakiplerine üstünlük sağladı. On binlerce seyircinin önünde elde edilen bu birincilik, yalnızca sportif bir başarı değil; genç Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası alandaki gücünün de bir göstergesi oldu.
Mussolini’nin Kupayı Takdimi
Yarışmayı izleyen Benito Mussolini, kendi adını taşıyan Altın Kupa’yı Türk takımının şefi Albay Cevdet Bilgişin’e bizzat takdim etti. Bu an, Türk spor tarihinin en sembolik sahnelerinden biri olarak hafızalara kazındı.
Dönemin Başbakanı Celal BAYAR’ın Mesajı
Bu tarihi zaferin ardından Atatürk, süvarilere şu anlamlı mesajı gönderdi:
“Beni bahtiyar ettiniz. Hepinizin gözlerinden öperim.”
Bu söz, yalnızca bir tebrik değil; Türk sporcularına duyulan güvenin ve gururun en güçlü ifadesiydi.
“Atatürk’ün Süvarileri” Unvanı
Roma’daki bu büyük zaferden sonra Türk binicilik takımı, tarihe “Atatürk’ün Süvarileri” olarak geçti. Bu unvan, sadece bir başarıyı değil; disiplin, cesaret, milli bilinç ve liderlik vizyonunun birleşimini temsil eder.
Tarihsel Önemi
- Türk biniciliğinin uluslararası alanda ilk büyük zaferlerinden biridir
- Cumhuriyet döneminde sporun stratejik önemini ortaya koyar
- Askeri kökenli biniciliğin modern spor disiplinine dönüşümünü simgeler
- Türkiye’nin Avrupa’da saygınlık kazandığı önemli bir dönüm noktasıdır.

At Bilimleri Dergisi İmtiyaz Sahibi.


YORUMLAR
İyi günler, bu anlamlı yazıya bir katkım olsun isterim; adı geçen zafer sonrası binicilere mesaj gönderen Atatürk değil, dönemin başbakanı Celal Bayar’dır. Atatürk’ün başarıdan memnun olduğunu belirten bu mesajı içeren belge devlet arşivlerinde mevcuttur. Bu zaferde emeği geçen tüm süvarileri rahmet ve minnetle anıyorum….
Katkınız için teşekkürler