Hippoterapinin fiziksel bir terapi metodu olarak görülmesinin bir nedeni, at ile insan yürüyüşünün benzerliğinin olmasıdır.
Hippoterapinin fiziksel bir terapi metodu olarak görülmesinin bir nedeni, at ile insan yürüyüşünün benzerliğinin olmasıdır. Bunun sonucu olarak at yürüyüşü sırasında ritmik bir şekilde atın üzerindeki bireyin sallantılı pelvis hareketlerinin, yürüyüş halindeki bir bireyin pelvis hareketlerinin birebir aynısı olmasıdır (Moisa ve ark. 2012).Bu nedenle hippoterapide atların yürüyüşlerinden faydalanılmaktadır. Atın doğal olarak üç türlü yürüyüş şekli bulunmaktadır. Bunlar sırası ile dörtnal (hızlı koşma), süratli (hafif koşma) ve adeta (yürüme) olarak isimlendirilmektedir. Atın adeta yürüyüşü dört zamanlı yürüyüş hareketinin oluşması sonucunda atın adımları çapraz ayakların hareketi ile birlikte sıralanmaktadır. Bu sıralamada at sağ ön ayak ile ilk adımına başlamasıyla birlikte sağ ön ayak, sol arka ayak, sol ön ayak, sağ arka ayak şeklinde olur eğer at sol ön ayak ile ilk adımına başlar ise sol ön ayak, sağ arka ayak, sağ ön ayak, sol arka ayak sonucunda hareket gerçekleşmektedir. (Temurlenk, 2000). At yardımlı rehabilitasyon uygulamalarını iki şekilde incelemek mümkündür. İlki, rekreasyonel ata binme tedavisi (RABT), ikincisi de hippoterapidir. RABT at eğitmeni ve eğitimli atlar ile yapılmaktadır. Burada yalnızca atın yavaş olmasına ve istikrarlı yürüyüşü esnasında progresif olarak denge ile postürün korunmasına odaklanma söz konusudur. Hippoterapi uygulamasında ise at eğitmeni eşliğinde rehabilitasyon ekibi tarafından uygulanan tedavidir. Hippoterapide iş ve uğraşı terapisti ya da fizyoterapist, atın hareketlerini bir tedavi aracı veya yöntemi olarak kullanır. Aynı zamanda, çocuğun fonksiyonel sınırlılıklarını göz önüne alarak yürüme, denge, postür ve mobilite ile ilgili kaba motor fonksiyonların ve denge reaksiyonlarının geliştirilmesine odaklanır (Şık ve ark., 2012). Çocukların duyu motor deneyimlerinin artmasında da terapötik ata binme aktivitesinin önemli bir rol oynadığı belirtilmiştir. Terapötik at binme; kinestetik, proprioseptif ve vestübüler girdilerin geliştirilmesini sağlamaktadır (Snider ve ark., 2007). Bu da iki durumda görülmektedir. İlki atın vücut hareketlerine uyum sağlamak için atın üstünde denge sağlamak şeklinde uygulanan pasif hareketlerdir. Diğeri de atın hareketinden bağımsız olarak yapılan aktif hareketlerdir. Ayrıca at sırtının ritmik ve dinamik olarak değişen yüzeyine pasif reaksiyon sonucunda motor planlama kapasitesinde bir artış olduğu ve kas hafızasının yeniden düzenlendiği düşünülmektedir (Beinotti ve ark., 2010). Bu terapinin etki mekanizmasında atın vücut ısısı ile ritmik hareketlerinin bireyin lokomotor ve merkezi sinir sistemi üzerinde oluşturduğu iyileştirici etkiler bulunmaktadır. Atlı terapi uygulamalarında, atların yürüyüş biçimleri ve adımları önemli özellikler taşımaktadır. Çünkü atların adımlarındaki simetri ve ritim, terapideki bireylere duyusal ve motor girişi sağlamaktadır. Atın yürüyüş şekillerinden biri olan adetanın dört zamanlı olması sebebiyle bireye en iyi hareket sağladığından hippoterapi seansları adeta yürüyüşü ile yapılmalıdır. Adeta yürüşünde at sürekli eşit ve ardı sıra ritmik hareketlerinin insan yürüyüş hareketlerine benzer olmasından dolayı at tedavide etkin rol oynar. Bu arada atın ritmik hareketlerinin bireye iletebilmesi için atın devamlı eşit adımları atarak ata rahat uyabilmek çok önemlidir. At üstündeki birey atın ileri-geri, yukarı-aşağı ve sağa-sola doğru eşit ve ardı sıra ritmik hareketleri bireyin kas, tendon ve eklemlerindeki sinir alıcılarına duyusal uyaranların iletilmesini sağlanarak bireyin seans süresi boyunca hem sağlıklı hem de hızlı bir biçimde hareket kabiliyetini artırarak hayata tutunması için çok önemli faktördür. Hippoterapide uzman hekim ve/veya fizyoterapist, atın ritmik hareketlerini bir terapi aracı veya yöntemi olarak kullanmaktadır (Uzun Dönmez, 2019). Sıcaklık, bir cisimde bulunan ısı enerjisi miktarının ölçüsüdür. İnsan da vücut sıcaklığı normal değerleri ölçülen bölgeye göre değişmektedir. Erişkin bir insanda ortalama vücut sıcaklığı oral ölçümde 36,5°C ile 37,5°C arasında, rektal ölçümde 37°C ile 38°C arasında, aksiler (koltuk altı)ölçümde 36°C ile 37°C arasında ve timpanik (kulaktan) ölçümde 36,5°C ile37,5°C arasındadır. Vücut sıcaklığı insanlarda ortalama değerlerden ± 0,5°C sapma gösterebilir. Bu durum normal kabul edilir (T.C. M.E.B. Hemşirelik Yaşam Bulguları, 2012). Erişkin istirahat hâlinde sağlıklı bir atın vücut iç sıcaklığı yaklaşık 38°C‘tır. Isı bir enerji türüdür ve devamlı olarak yüksek sıcaklıktan düşük sıcaklığa doğru akış hâlindedir (Demirtaş, 2017). Bu nedenle atın vücut sıcaklığı ile insanın vücut sıcaklığı arasında tablo 1 den de anlaşılabildiği gibi 1 – 1,5°C bir fark görülmektedir. At tan insana yüksek sıcaklıktan düşük sıcaklığa göre ısı akışı geçmektedir. Bu ısı akışı sayesinde hippoterapi seanslarında bireyde olumlu gelişim sağlamaktadır. Birey açıklanan ısı akışı sayesinde kendisinin her iki baldır bölgesi iç kaslarına (binicilikte baldır topuk ekleminden kalça eklemine kadar olan bölüm diye adlandılır) atın sıcaklığının ısı akışı ile birlikte ve atın eşit adımları sayesinde salınım hareketlerinin ardı sıra gelmesi sonucunda bireydeki kaslar harekete geçirerek uyarılmaktadır. Hippoterapi seanslarının uygulanmasında ısı akışı ve at salınım hareketinin önemi bir kez daha karşımıza çıkarak. Bireyin metabolizması artmakta ve kalça bölgesinin ısı artışıyla belirli kas reflekslerinde düzelme gözlenmektedir. At ve çocuk arasındaki etkileşim, çocukların sosyalleşmesini sağlamakta ve öz benlik duygularını arttırmaktadır (Rothe ve ark., 2005).

At Bilimleri Dergisi İmtiyaz Sahibi.


YORUMLAR