Nalın Tarihi Serüveni

AnasayfaBakım

Nalın Tarihi Serüveni

Demircilik sanatının ilerlemesi ile beraber atların tırnaklarına daha önceden kullanılan çarıklar ve keçelerin yara yapması sonucunda insanoğlunu nal ve mıh yapmaya zorlamıştır.

Yaz Aylarında Atların Yıkanması
Mıh
At Tırnaklarında Kayar

Atların nalsız olarak ulaşım, taşımacılık ve spor etkinliklerinde kullanılması halinde tırnaklarda fazla aşınmalar görülebilir. Bu tür kullanımlarda tırnak aşınmalarının olabileceğinden ve sonunda tırnakta kırılma meydana gelir. At aşınan ve kırılan tırnağın yerini hemen dolduramayacağından atın yürüyüşünde bozukluklar oluşur ve at ta topallık meydana gelir. Tarihte bu tür topallıkların önüne geçebilmek ve atlardan daha fazla sağlıklı bir şekilde verim alabilmek için ayaklarına ağaç kabukları, sazlıklar, çarıklar, keçeler, kalın bezler ya da köseleden yapılan ayaklıklar kullanılırdı. Zamanla atların ayaklarına takılan kısa süreli kullanılan keçe, kalın bez ve köseleden oluşan malzemelerin yerini madenlerin keşfedilince demir saçlardan çarık yapıp tırnağa geçirerek ip ve kayışlarla atın bukalığına bağlanmamışlardır. Buna da sandal adını vermişlerdir.

Demircilik sanatının ilerlemesi ile beraber atların tırnaklarına daha önceden kullanılan çarıklar ve keçelerin yara yapması sonucunda insanoğlunu nal ve mıh yapmaya zorlamıştır. İlk nalın ne zaman kimler tarafından icad edildiği bugüne kadar yapılan araştırmalara göre bilinmemektedir. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte madeni nallar almaya başlanıştır.At nalları, çeşitli numaralarda ve boyutlarda atın kullanılacağı işe göre çeşitlilik göstermektedir. Nal tırnağın alt kenarının şekline uygun olarak demir, çelik, alüminyum veya plastik olmak üzere kullanım yerlerine göre sınıf ve çeşitlere ayrılarak atlara uygulanabilir. Atın yapacağı işlerden dolayı doğru nal kullanımı önce atın sağlını sonra da tırnağı aşınmaktan korur. Demir nalların ağırlıkları nal markalarına ve numaralarına göre farklılıklar göstermektedir. En çok kullanılan nallar attan daha iyi verim alabilmek amacı ile hafif nallar tercih edilmektedir. Ortopedik nallar atın ihtiyacına göre elle yapılan nallardır. En iyi nallama da nalın kasnağın devamı gibi bütünlük içerisinde görünmesidir. At ayağının üzerindeki ağırlığı kasnağın dış kenarı üzerine yoğunlaştıran nal olarak kabul edersek her zaman atın sağlığını korumuş ve istediğimiz verimi attan almış oluruz. Nalbantların her çakımda bahsedilen ağırlığı eşit seviye de atın tırnağına uygulamalıdır. Normal nalın ortalama ağırlığı 350-400 gramdır. Nala yapılacak her türlü ağırlık atın hızını ve atletiklerini azalttığı gibi çok efor sarf edeceğin-den erken yorulmalar meydana gelebilmekte ve en kötüsü de atta bir süre sonra sakatlanmalar bed hular (şaha kalkma, çalışmalarda isteksizlik yarış alanına girmeme gibi) görülecektir.

At nallanmasında en önemli kural, tırnağa uygun nal çakmaktır. Bunun için nalbant at nalını bilmeli ve nalın özelliklerine göre atları nallamalıdırlar. Nal, bir gövde ve iki koldan meydana gelir. Kolların, içte olanına ”iç kol”, dışta olanına “dış kol” denir. Nalın iki yüzü vardır. Tırnağa temas eden yüzüne “tırnak yüzü”, toprağa temas eden yüzüne “toprak yüzü” denir. Toprak yüzünde; oluklar, mıh başı yuvaları ve gerektiğinde mahmuz vardır. Tırnak yüzünde mıh delikleri, yaprak ve gerektiğinde ters ayar bulunur. Her nalın bir iç, birde dış tarafı vardır At nallanmasında en önemli kural, tırnağa uygun nal çakmaktır. Bunun için nalbant at nalını bilmeli ve nalın özelliklerine göre atları nallamalıdırlar. Nal, bir gövde ve iki koldan meydana gelir. Kolların, içte olanına ”iç kol”, dışta olanına “dış kol” denir. Nalın iki yüzü vardır. Tırnağa temas eden yüzüne “tırnak yüzü”, toprağa temas eden yüzüne “toprak yüzü” denir. Toprak yüzünde; oluklar, mıh başı yuvaları ve gerektiğinde mahmuz vardır. Tırnak yüzünde mıh delikleri, yaprak ve gerektiğinde ters ayar bulunur. Her nalın bir iç, birde dış tarafı vardır

YORUMLAR

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0
Translate »