At eğitimi, atın doğduğu gün ile başlayan, çok çeşitli eğitim süreçlerini içeren ve emek isteyen uzun bir yolculuktur.
Etoloji, hayvan davranışlarını inceleyen bilim dalıdır. Hayvanlar için yaşam alanları tasarlanması, beslenme planı yapılması ve eğitim gibi konularda bu bilimden faydalanılmaktadır. Davranış temelli eğitim; kişileri kalıcı, sağlıklı ve evrensel sonuçlara ulaştıracak tek yoldur. İyi bir antrenör her şeyden önce hayvanın iletişim dili olan
hareket ve davranışlarını doğru okuyabilmeli, minimum güç sarf ederek maksimum fayda sağlamak için onların çevrelerini algılayış biçimlerine hâkim olmalıdır.
Atlar sosyal ve meraklı canlılar olup en gelişmiş duyuları olan koku duyuları sayesinde koklayarak ve burunlarını nesnelere dokundurarak çevrelerini tanırlar. Dokunulmaktan çok hoşlanan atlar, kendilerine dokunulmasına izin veriyorsa karşısındaki kişiye güvenmeye başlamış demektir. Sosyal ve meraklı olmaları nedeniyle atlar; eğitimlerde takip etme, itaat etme, dikkat kesilme ve inceleme gibi davranışlarda bulunarak iş birliği yaparlar ve eğiticilere yardımcı olmaya çalışırlar.At eğitimi, atın doğduğu gün ile başlayan, çok çeşitli eğitim süreçlerini içeren ve emek isteyen uzun bir yolculuktur. Hippoterapi atının eğitiminin taylık döneminde başlayacağı düşünüldüğünde tay eğitimlerinde tayların merak duyguları, annelerini takip etme ve taklit davranışlarından yararlanılmaktadır. Bu sayede tay eğitiminin aşamaları, annesinin yanındayken taya rahatlıkla uygulanabilmektedir.
Bu aşamalara; yaşanılan çevrenin tanıtılması, dar alanlardan geçiş, anne tımar edilirken tımar malzemelerinin aynı zamanda tayın vücuduna da hafifçe temas ettirilmesi ile tayın tımara alıştırılması, padoğa giriş ve çıkışı öğrenme, gidiş ve geliş güzergâhlarının çeşitli noktalarına lonj ipi, çılbır başlığı, başlık, eyer, eyer altlığı, örtü gibi malzemelerin konularak annenin buralardan geçerken durdurulması ile tayın bu malzemeleri görerek ve koklayarak tanımasının sağlanması, annenin yer sırığı geçişleri sırasında annesini takip etmesi sonucu tayın sırığa ve sırık geçişine alıştırılması örnek olarak verilebilir. Bu eğitimlerle tayın insana güven duyması ve böylece itaat etmesi küçük yaşta sağlanmış olacaktır.
Ancak tayın yetiştiği çiftlikte bulunan diğer gebe kısraklarda veya yaşça büyük atlarda davranış bozukluğu var ise (ısırma, çiftte atma, şahlanma, tahta kemirme, yel yutma, yakalanma sırasında direnme vb.) tay bu davranışları görerek taklit edebilmektedir. Bunun sonucunda da yeni yetişen ve gelişen bir tayda maddi ve manevi hasarlar meydana gelmektedir. Kötü davranışlar alışkanlık hâline geldiğinde bu davranışlar eğitim aşamalarında da devam edeceği için tay, davranış bozukluğu gösteren atların arasına bırakılmamalı ve bu atlarla tanıştırılmamalıdır.

At Bilimleri Dergisi İmtiyaz Sahibi.


YORUMLAR